Boya ve boyar madde, eş anlamlı gibi görünen fakat çok farklı nicelikleri taşıyan kavramlardır. Maddeleri renklendirmek, yüzeylerini korumak için boyaları kullanırız.

Boyalar; pigmentler ile boyalara parlaklık, dayanıklılık gibi özellikler sağlayan, doğal ya da sentetik bağlayıcıların ve boyaya akışkanlık veren çözücülerin karışması sonucu oluşur. Boyalar anorganik yapıda (örneğin, sülyen) veya organik yapıda (örneğin, ftalosiyanin) olabilirler. Uygulandıkları yüzeyden uzaklaştırılabilirler. Boyar maddeler ise çözeltiler veya süspansiyonlar halinde uygulanarak cisimlerin renkleri değiştirmek için kullanılırlar. Tüm boyar maddeler organik yapılı bileşiklerdir, uygulandıkları yüzey ile kimyasal tepkimeye girerek yüzeyin yapısını değiştirirler. Boyar madde ile boyanan yüzey fiziksel işlemler ile başlangıç durumuna dönemez. Peki boyar maddeler nasıl keşfedildi?

Boya ve boyar maddelerin tarihçesi;

  • İlk kullanılan boyalar metaloksit karışımı, killi toprak ve bazı bitki özsularıdır.
  • Mısırlılar boyalara sağlamlık ve parlaklık vermek için zamk karıştırmışlardır. Bu tip boyalara mumyalarda rastlanmıştır.
  • Doğal boyar maddeler genellikle hayvanların deri ve salgı bezlerinden, bitkilerin kök, kabuk, tohum, meyve gibi kısımlarından ve maya bakterileri gibi mikroorganizmalardan basit kimyasal işlemler sonucu elde edilirler.
  • Kırmızı renkli boyar madde kaynaklarından biri, kırmız meşesi üzerinde yaşayan kırmız böceğidir. Böceğin dişisinden kırmızı rengi veren kermes asidi izole edilir.
Ä°lgili resim
Kırmız böceği
  • Mavi renk, turpgiller familyasından olan çivit otundaki indigo boyar maddesinden elde edilir. Doğal indigo fermantasyon yolu ile izole edilir.
çivit otu ile ilgili görsel sonucu
Çivit otu
  • Sarı renk, muhabbet çiçeği bitkisinden elde edilir. Tüm yeşil kısımları ve çiçekler luteolin boyar maddesini içerir. Ayrıca safran da sarı renk elde etmek için kullanılan bir bitkidir.
reseda lutea ile ilgili görsel sonucu
Muhabbet çiçeği
  • Erguvan (mor) rengi, purpura isimli kabuklu deniz canlısından elde edilmekte ve eski çağlarda güç ve yüksek mevkinin simgesi olarak kabul edilmekteydi.
purpura animal ile ilgili görsel sonucu
Purpura
  • 19. Yüzyıl başlarında anilin esaslı sentetik boyar maddeler elde edilmeye başlanmıştır.
  • İlk sentetik boyar madde; P. Woulfe tarafından bulunan, indigo ile nitrik asidin reaksiyonu sonucu oluşan pikrik asittir (1771).
Pikrik asit
  • Organik boyar madde endüstrisi, W.H. Perkin’in toluidin ihtiva eden anilinden mauvein (anilin moru) sentezi ile başlamıştır (1856). Perkin ertesi yıl mauvein elde edilen boyar madde fabrikasını kurmuştur.
Mauvein
  • Sonraki yıllarda azo boyar maddeleri, ftalosiyaninler, indigosoller, reaktif boyar maddeler vb. sentezlenmiştir.

Leave a Reply