Sabun

Yağ asitlerinin Na (sodyum) ve K (potasyum) tuzuna denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir. Eski zamanlardan kalma bir Roma masalına göre, sabunu ilk defa kadınlar keşfetmiş. Hayvanların kurban edildiği Sapo Dağı’nın kıyısında bulunan Tiber Nehri’nde çamaşırlarını yıkayan kadınlar, çamaşırlarını eskiye oranla daha az çaba sarf ederek temizledikleri fark ettiler. Çünkü,hayvanların kurban edildiği Sapo Dağı’ndan Tiber Nehri’ne, yağmurla birlikte hayvan yağları ve odun külleri karışıyordu. Bu karışım ise, bayanların çamaşır günü için hoş bir hediye oluyordu. İngiltere’nin eski halklarından Keltler’ de, hayvansal yağlar ve Bitki küllerinden ürettikleri sabuna “Saipo” adını verdi, bu sözcük daha sonra “Soap” olarak değişti.

Yağ asitlerinin Na (sodyum) tuzlarına beyaz sabun, K (potasyum) tuzlarına arap sabunu denir.

Na (sodyum) tuzları katı sabun, K (potasyum) tuzları genellikle jel şeklinde olur.

C17H35COONa: Sodyum Stearat. Beyaz sabun (katı)

C17H35COOK: Potasyum Stearat. Beyaz sabun ( jel)

Sabunların elde edilme yöntemleri

En basit şekli ile anlatırsak:

Yağ + NaOH à Beyaz sabun (katı) + Gliserin (C3H8O3)

Yağ + KOH à Arap sabun (jel) + Gliserin ( C3H8O3)

Hayvansal ya da bitkisel yağlar, kuvvetli bazlar ile aynı ortamda ısıtılır. Bu olay sonunda sabun ve gliserin elde edilir.

Sabun kiri nasıl temizler?

Sabun suda çözündüğünde bazik bir çözelti oluşturur. Oluşan baz kiri yumuşatır.

C17H35-COONa à C17H35-COO- + Na+

Sabun molekülleri iki kısımdan oluşur:

Suyu seven kısmı, suyu sevmeyen kısmı.

Suyu seven kısım molekülün baş kısmını, sevmeyen kısmı da kuyruk kısmını oluşturur. Anlaşıldığı gibi baş kısım, polar; kuyruk kısmı da apolar.

Kirler genel olarak apolar yapıda olan yağlardır. Sabun ile su karşılaştığında sabunun polar ucunu, su molekülleri çeker. Ancak sabunun apolar ucu da elbisede yumuşamış olan apolar kiri sarar. Su molekülleri sabunun anyon kısmını çeker ve böylece kir ortamdan çözeltiye geçmiş olur.

Not:

Sert sularda özellikle Mg 2+ ve Ca 2+ iyonları vardır. Sabunlardaki anyon kısmı bu katyonlarla bileşik oluşturarak çökerler. Bu sebeple sabunun önemli kısmı çökmüş olur. Yumuşak sularda sabun daha fazla temizler.

Deterjan

Uzun Karbon (C) atomu zincirinden oluşan bir alkil ya da arilin Sülfat ya da Sülfünat tuzudur.

Sodyumdodesil sülfat

Deterjanın temizleme prensibi sabunla aynıdır. C sayısı 10-14 arasında olan alkollerin sülfatlarının sodyum tuzudur.

C12H25-OH + H2SO4 à C12H25-O-SO3H + H2O

C12H25-OSO3H + NaOH à C12H25-OSO3Na + H2O

( Laurilsülfat NaOH ile tepkimeye girer)

C12H25-OSO3Na à C12H25-OSO3- + Na+

(Sodyumlauri (dodesil) sülfat suda çözündüğünde Na+ iyonunu salar)

C12H25-OSO3- anyonunun OSO3- tarafı su tarafından C12H25- ucu, kir tarafından çekilir.

Sabun ve deterjanların farkları

Sabunlar sert sularda çökelek oluştururlar bu da temizlemeyi zorlaştırır. Fakat deterjanlar sert sularda çökelek oluşturmazlar ve daha iyi temizleme yaparlar.

Deterjanlarda köpük düzenleyici katkı maddeleri vardır. Sabunlarda ise katkı maddesi yoktur. Bu sebepten dolayı sabun deterjandan daha sağlıklıdır.

Deterjanların yapısında benzen halkası taşıyan türleri vardır. Sabunlarda yoktur.

 

Sabun ve deterjanların ortak özellikleri

Her ikisi de sıcak suda daha iyi temizler.

Her ikisinde de polar ve apolar uç vardır.

Bitkisel yada hayvansal yağlardan elde edilir.

Yapıları doğal yollarla kolaylıkla parçalanırlar.

Su kirliliğine sebep olmazlar.

Kıyafetlere zararları vardır.

Leave a Reply