Ana sayfa Kimya İlaçlar Vücuda Hangi Yollarla Alınır? Dozları ve Süreleri

İlaçlar Vücuda Hangi Yollarla Alınır? Dozları ve Süreleri

Hekimler reçeeye ilaç yazarken ilaçların sindirim sisteminde emilimini etkileyen faktörleri dikkate alırlar. Yapılan bazı farmakolojik çalışmalar sonucu hekimler, ilaçlarınızı sizin gen haritanız çıkartıldıktan sonra biyolojik saatinize uygun zamanlarda alınmasını söyleyecektir.

67
0
PAYLAŞ

Ağızdan ilaç almanın özellikleri

Hekimler ilaç yazarken şunlara dikkat ederler:Sıvı ilaçlar, tablet ve draje şeklindeki ilaçlardan daha hızlı emilirler.

  • Midenin boşaltılmasını geciktiren katı, sıcak, yağlı besinler ve ülser, heyecan ve ayakta durmak gibi koşullar ilacın emilmesinin yavaşlatır.
  • Soğuk, sulu besinler, bol su içmek, hafif egzersiz, yatış pozisyonui midenin boşalmasını hızlandırır.
  • İnce bağırsakların emilim yüzeyi midenin 1000 katıdır.
  • İlaçların bol su ile alınması emilimini arttırabilir. Ağızdan ilaç alımlarında beraberinde tercih edilecek en iyi içecek bir bardak sudur.
  • Ampisilin, tetrasiklini levodopa gibi ilaçların emilimi besinlerden etkilendiği için aç karına alınması gerekir.

İlaçlar karaciğerde kimyasal olarak parçalanır. Bu maddelerin salgılanması kişiye göre değişmektedir. Önümüzdeki yıllarda farmakogenetik adı verilen bilim dalında yapılan çaışmalar sonucu kişinin genetik yapısı çıkartılarak kişiye göre ilaç verilecektir.

Ağızdan alınan ilaçların çoğu bağırsakta emilir ve kana karışır. İnce bağırsak 6-7 metre uzunluğunda 2-3 santim kalınlığındadır. İç yüzeyindeki enine kıvrımlar ve bunların içindeki mikro kıvrımlarla besin veya ilaçların emilme alanı yaklaşık 200 metrekareye ulaşır.
İlaç midede yarım ile 1 saat kaldıktan sonra on iki parmak bağırsağına oradan da ince bağırsağın diğer bölümlerine geçer. İnce bağırsaktan kalın bağırsağa geçiş ise 5 saat sürer.

İlaç emiliminin çoğunluğu ne midede ne de kalın bağırsakta geçekleşir. Çünkü midenin emilim yüzeyi küçüktür, kalın bağırsağın ise iç yüzünde kıvrımlar fazla değildir ve burası suyun en fazla emildiği yerdir.

Aç karnına mı tok karnına mı?

Eğer ilacınızı aç karnına almanı gerekiyorsa; yemekten iki saat sonra veya bir sonraki yemekten bir saat önce alınması gerekir. Tok karnına alınması gerekiyorsa; yemek sırasında veya yemekten hemen sonra alınması gerekir.

Aç karnına alınan ilaçlar;
Yemeklerle birlikte midede fazla kalmayacağı için hızlıca ince bağırsağa geçer ve emilimi daha hızlı olur. Böylece ilacın etkisi daha hızlı olur. Ayrıca, yemeklerle ialcın emilim miktarı azalacağı için de aç karnına alınan ilaçla vardır.

Tok karnına alınan ilaçlar;
Bazı ilaçlarn yemeklerle alındığı zaman emilim miktarının artmasıdır.
İlacı bol su ile kullanmak/yutmak emilim hızını her zaman arttırır. Başka içeceklerle alınmaması önerilmemektedir. Çünkü diğer türlü (gazlı içecek, meyve suları vb.) midenin boşaltılmasını yavaşlatır. Bu dailaç için ideal ortamı engeller.

Bağırsağın aşırı hareketli oduğu durumlarda ishal gibi ilaç bağırsaklardan çok hızlı geçer ve emilin için fırsat bulamaz. Kabızlıkta bu durum tam tersidir.

İlaçların vücuda alım yolları

Ağız yoluyla:

Genelde ağızdan alım tercih edilir. İlacu bir bardak suyla almak diğer içeceklerle almamak en uygun yöntemdir.
Ağız yoluyla alınan ilaçlar ilk önce ince bağırsaklarda emilir, sonra doğruca karaciğere geçer. İlaç karaciğerden kana karışır ve böbreklerden süzülerek atılır. Etkinin başlaması için en az yarım saat gereklidir. İlaca göre değişiklik gösteren etki süresi, altı, sekiz,on iki, yirmi dört saat gibi sürelerde değişir.

”İlacı çiğnedikten sonra yutmak sadece tabletleri için önerilir. Doğrudan yutulması gereken bir ilacı çiğneyerek yutmak, ilacın ağızdan itibaren çok hızlı ve kontrolsüz bir şekilde emilmesi gibi bazı sakıncalara yl açabilir. Bu beklenmeyen bir yan etkiye sebep olabilir. Örneğin, midede açılması istenmeyen bir ilaç, ağızda parçalanmış olduğu için mide yüzeyine zarar verebilir.”

Damar veya kas içine uygulama:

Çabuk etki istenen durumlarda, hastanın bilinci açık değilken, bulantı-kusma-ishal varken veya ilaç molekülü mide asidiyle etkisiz hale gelecekse uygulanır. Bu uygulmada emilim hızlıdır ve ilacın tamamına yakın emilir.

Damar içine uygulamada toplardamarlara ulaşmak kolaydır. Bu damarlar çevrelerine yapışıktır ve iğne baırıldığı zaman kayma olasılıkları düşüktür.
Kas içi ilaç uygulamada genellikle kalçanın dış veya üst tarafı ercih edilir.Buraya 5 mililitreye kadar ilaç uygulanabilir. İlaç daha az miktarda ise mesela aşılar gibi o zaman deltoid kas dediğimiz kolun üst ve dış kısmındaki kasın içine de uygulanabilir.

Makattan ilaç uygulama:

Bulantı-kusmanın olduğu durumlarda ve bebeklerde tercih edilir. Hemoroid gibi hastalıklarda da uygulanır. Bu yöntemle uygulanan ilaçlara süppozituvar veya enema denir. Rektum, kalın bağırsak uzantısı olduğu için buradan ilaç emilimi az olabilir. Makattan uygulamanın diğer nedeni ise hızlı etki göstermesidir. Çünkü böyle uygulamadan karaciğere uğramadan doğrudan dolaşıma katılır ve etki bölgesine ulaşır.

Dilaltından uygulama:

Dilin altı damar ağı açısından zengindir. Kalp damarlarında spazm gibi acil durumlarda kalp hastalarının kendi kendilerine ilk yardım uygulayabilmeleri için dilin alt kısmına uygulamak kolaydır. Damar gevşetici madde bulunduran bu ilaçlar hemen kana geçerek etkisini gösterir.

Akciğerlere ilaç uygulama:

Akciğerdeki alveoller gaz veya çok ince toz şeklinde ilaçlar için iyi bir emilim yüzeyi sağlar. Genel anestezide uygulanan gazların kana geçişini hızlı bir şekilde gerçekleştirmek için bu yol seçilir. 300-400 milyon alveol vardır ve yüzey alanı yaklaşık olarak 200 metrekaredir. Bu, cilt yüzeyinin 40 katından fazladır.

Buruna ilaç uygulama:

Burun yüzeyi kan damarlarına ilacın ulaşmasını kolaylaştıran ince bir tabakadan oluşur. Bazı ilaçlar bu nedenle burun içine uygulanır.

Transdermal Terapötik Sistem (TTS):

Anlamı, deriden uygulanan tedavi edici yöntemdir. Uzun süre veya devamlı etki etmesi istenilen durumlarda uygulanan bir yöntemdir. flaster içine emdirilen çok küçük çaplı ilaç molekülleri flasterin deriye yapıştırılmasının ardından deri içine ardından da vücuda yavaş yavaş nüfuz ederler. Nikotin bantları veya bazu hormon bantları bu sisteme örnektir.

İlaçların Kullanım Dozu

İlaçların büyük bir kısmı doğal kaynaklardan elde edilir ve bir takım kimyasal işlemden sonra etken maddeleri saflaştırılarak belirli bir doza indirilir. Başka bir deyişle ilacın zehirden farkı ilacın kullanım dozudur.
Yüksek dozda alınan ilaçların etken maddesi zehir etkisi yapılabilir, düşük dozda alınan madde tedavinin etkisiz kalmasına yol açar. Bu nedenle hekimin belirlediği dozda kullanmaya özen göstermeliyiz.

Özellikle antibiyotik kullanımında dikkat edilmesi gereken ialç kullanım süresi iyileşme hissiyle bırakılması hastalığa neden olan bakterilerin o ilaca karşı direnç geliştirmelerine yardım etmiş oluruz. Her hastalığın tedavi süresi kendine özgüdür. İlaç kullanımı erken kesmek tedavinin yetersiz kalmasına neden olur. Tersine, tedaviyi hekime danışmadan uzatmak vücudun ilaca gereksiz yere daha fazla maruz kalmasına neden olur ve bundan, başta karaciğer ve böbrek olmak üzere çeşitli organlarımız zarar görebilir.

Biyolojik saate göre çalışan hormonlarımız vardır. İnsülin ve kortizon gibi bazı ilaçlar bu hormonların saatlerine göre uygulanır. Farmakolojik olarak çalışmaları yapılan bazı ilaçlar bazı saatlerde alındığında daha faydalı, alınmadığında ise daha az faydalı  olduğuna dair bulgulara rastlanmıştır. Yani ileriki zamanlarda doktorunuz size ”size uygun mide ilacınızı şu saatte almalısınız.” diyeceği günler de gelecektir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here