Ana sayfa Kimya Cinayet Bilimin Hizmetinde

Cinayet Bilimin Hizmetinde

40
0
PAYLAŞ

Konuya giriş yapmadan önce bir polisiye kurgu romanında bir parçayı anlatmak istiyorum.

‘’… Ünlü iş adamlarımızdan Mazlum Boynubükük, son hayali ihracatını gerçekleştirmenin vicdan huzuru içinde evine döndü. Evde kimseyi bulamadı. Ne zaman yeneceği belli olmayan akşam yemeğine kadar nefsini köreltmek isteyen Mazlum Bey sevgili kaynanasının elleriyle yaptığı kayısı reçelini önüne çekti. Şükriye Hanım bu reçeli çok iyi yapardı. Üstelik içerisine kayısı çekirdekleri de koyarak tadına yeni bir çeşni katardı.

… Yorucu çalışmalarından sabah beş sularında dönen konken heyeti Mazlum Beyi açık kalmış televizyonun önünde koltuğuna kaykılmış buldular. Tırnakları, dudakları, kulak memeleri mor renkteydi. Üstelik soluk almıyordu?

… O harika kayısı reçeli ile damadının ölümüne yol açmıştı!!!’’

Bu sözümona polisiye kurguda gerçeklikle ilişkili olsa olsa bir tek nokta vardır. Kayısı, zerdali, badem çekirdeklerinde yaklaşık 1,5 mg siyanik asit olduğu göz önüne alınırsa 20-30 çekirdek küçük bir çocuğun, 200’den fazla ise bir yetişkinin ölümüne yol açabilir. Alyuvarlarda bulunan hemoglobin dokularımıza oksijen taşıyan karmaşık yapılı organik bir maddedir. Akciğer bronşlarında oksijenle birleşerek oksihemoglobin bileşiğini yapar. İşte siyanür bu olayı engeller, oksijen yerine hemoglobinle birleşerek dokuların oksijensiz kalmasına sebep olur. Ortalama bir yetişkin için bir gram doku başına 2,5 mikrogram siyanür öldürücüdür. Laboratuvar teknikleri gram başına 0,25 mikrogram siyanürü nitel olarak belirleyebilir.

Bilimle çözülen ilk cinayet

Bir cinayetin bilimin yardımıyla aydınlatılmasına ilk örnek, Harward’ dan Dr. George Parkmann’ ın 1849 yılında öldürülmesidir. Ne ilginçtir ki katil bir kimya profesörüydü! Profesörün laboratuvarındaki fırında, küller arasında bulunan kemik ve diş kalıntıları cinayetin kanıtları olmuştu. Dr. Keeps adlı dişçi öldürülen Dr. Parkmann’ a yaptığı dolguları bu dişlerde bulunca işin sırrı çözülüverdi.

Parmak izi

Parmak izinin ilk kez kanıt olarak kullanıldığı olay 192’ de Arjantin’ de işlenen bir cinayettir. 1910’ da, ABD’ de Dr. Hawley Crippen karısını öldürmekten suçlu bulundu ve asıldı. Ölünün karnındaki bir neşter yarası ile bodrumdaki döküntüler arasında bulunan bir deri parçası üzerindeki bıçak yarası izi tıpatıp aynı idi. Böylece yeni bir araştırma doğdu.

Uyarıcı madde

Morfin, kodein, ‘kurukafa’ yada ‘beyaz ölüm’ denen eroin gibi afyon türevleriyle, ‘sarı ceket’, ‘kızıl kuş’ gibi adlarla anılan barbitürat türevleri, merkez sinir sistemini etkileyen ve yaygın kullanılan uyuşturuculardır. Toksikologlar, gaz kromatografili kütle spektrometresi yardımıyla kurbanın karaciğerinden alınmış bir örnekte bir gramın milyonda biri kadar kokaini bulabilirler. Bu bilgiden yaralanarak vücutta ne kadar kokain olduğunu tam ve kesin miktarıyla hesaplayabilirler.

Barut İzi

Forensik laboratuvarlarında her tür kanıt elden geçirilir. Balistik uzmanları olay yerinden toplanan mermileri, kurşun deliklerini, silah namlularını mikroskop altında inceleyerek mermilerin hangi silahtan atıldığını anlayabilirler. Namlu içindeki yiv ve setler, ateşlenen mermiler üzerinde birbirine tıpatıp benzeyen izler bırakırlar. Kumaştaki mermi deliğinin çevresindeki barut artıklarının deseni kızılötesi ışınlarla çekilen fotoğraflarla gözle görülür duruma getirebilir. Böylece merminin hangi yönden ve hangi uzaklıktan geldiği ortaya çıkabilir.

Ayak İzleri

Ayak izleri de parmak izleri kadar önem kazanmaktadır. Antropologlar, bir ayağın biçimini belirleyebilmek için 120 noktadan 46 ölçüm almak gerektiğini söylemektedirler. Bir ayak izinin hangi ayakkabıya ait olduğu, beş binde bir yanılgı payı ile saptanabilmektedir.

Saçlar

Saçlar yalnızca renk, doku, kalınlık gibi yirmiye yakın özgül farklılık göstermekle kalmazlar. Bir Forensik uzmanı  ‘Dün içtiğimiz aspirinden tutun da bir hafta önce devirdiğimiz biralara kadar yiyip içtiğimiz her şeye saçlarımızda rastlayabiliriz. ’demiştir.  Bu bakımdan saçlarımızı vücudumuzun çöplüğü saymak pek yanlış olmasa gerek. Diyelim ki öldürülen kişi arsenikle zehirlenmiş olsun. Saçlarından alınan bir örnekte, gram başına 3 mikrogram arsenik bulunması, zehirlenme işareti olarak kabul edilebilir ki bu kadar az miktardaki arsenik radyokimyasal yöntemlerle kolayca bulunabilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here