BİLİME YÖN VERENLER

Geçmişten günümüze gelene kadar bilim için pek çok çalışmalar yapmış değerli insanlar var.Peki bu değerli insanlar neler yapmış ? Yaptıkları şeyler bilime nasıl yön vermiş ve bilim bu halini nasıl almış ? Bu yazımız bu sorulara cevap niteliğinde olacaktır.

ROBERT BOYLE  (1627-1691)

Kimyanın babası olarak tanınan Robert Boyle 1627 yılında İrlanda’da doğmuştur.Boyle gerçekleri öğrenmeye çok meraklı paylaşmaktaysa çok heycanlıydı bu özellikleri birçok eser vermesinde en büyük yardımcılarıydı.Eserleri birçok çağdaşın üzerinde (örneğin,Sir Isaac Newton) çok etkili olmuştur.

Gaz kanunlarının ilki olan Boyle Yasasını bulmuştur.Kendisinin bulduğu yasadan sonra ikinci gaz yasasının bulunması kendisinden yüzyıllar sonra 1787’de Charles Yasası olarak bulunmuştur.

JOSEPH PRİESTLEY (1733-1804)

1774’te deney yaparken ayrıştırma yoluyla farklı bir gaz elde ediyor;bu gaz mumların daha parlak yanmasını sağlıyor.Bunun üzerine bir deney yapıyor. 60 mililitre doldurduğu bir cam kabın içine fare koyuyor.Fare normal hava dolu cam kabın içinde yaşadığından iki kat daha fazla yaşıyor.Priestley oksijeni keşfetmiş oluyor ancak flojiston(yanmayı engellediği düşünülen varsayımsal bir madde) içermeyen sıradan bir hava keşfettiğini zannedip bu gaza flojistonsuz hava adını veriyor.Şu an bir çok bilim insanı :“Priestley’nin meslek hayattındaki en büyük buluşudur. “der.

Bilimle sadece bir ilgi olarak uğraşan Joseph 1765’te Benjamin Franklin ile tanışıyor ve olanlar oluyor.Kimya ile ilgilenmeye başlıyor.Amonyak ve güldürücü gaz olarak bilinen Diazotmonooksiti keşfediyor.

ANTOİNE LAVOİSİER (1743-1794)

Modern kimyanın önemli öncüsüdür.Bunun yanı sıra trajik sonu ile tarihe geçmiş billim insanıdır.Hukuk eğitimi almıştır ancak bilime olan ilgisi daha ağır basmıştır.Lavoisier öncesinde kimya alanının bilimsel niteliği  yoktu.Simya olarak tabir ediliyordu.Henry Cavendish,Priestley gibi insanların katkısıyla kimya gerçek bir bilim haline gelmiştir.Lavoisier’i kimyaya katkıda bulunan diğer bilim insanlarından ayıran en önemli özelliği deneysel araştırmaların bulgularına dayanarak ilkeler ve kuramlar ortaya koymasıydı.Örneğin oksijeni ilk keşfeden olmasa da oksijenin yanma olayındaki rolünü açıklayıp,yanma ile ilgili eski kuramı çürütmüştür.

1789’da Kimyanın Temel Kitabı isimli eseri yayınlayarak modern kimyanın ilkelerini ortaya koymuştur.Bu kitap kütle korunumu yasasını açıklıyordu.Kütle korunumu yasası;kimyasal reaksiyonlarda toplam kütlenin hep aynı kaldığı düşüncesi üzerine temellenmiştir.

JOHN DALTON (1766-1844)

Dalton en çok kendi adı verilen atom modeli ve onuruna bazen Daltonizm de denen renk körlüğü hakkında yaptığı araştırmalarla tanınır.

Dalton maddelerin atomlardan oluştuğunu her maddenin farklı tür atomlardan oluştuğunu ve atomun bölünemeyeceğini söylemiştir.Atom modelinin 5 maddesi vardı. Bu maddelerin arasında öyle bir madde vardı ki bu teorinin yıllarca kabul görmesini engelledi.Bu madde:“Atomlar birleştiğinde aksi bir sebep yoksa hep 1:1 (bire bir) bileşikler oluşturur.” Dalton’un bu maddesini destekleyecek kanıtı yoktu.Örneğin suyun formülünü  “OH” , amonyağın formülünü “NH”olarak düşünüyordu.Deneysel olarak uyuşmadığı için kabul göremedi.

HUMPHRY DAVY (1778-1829)

Davy,bileşikleri elektrik enerjisiyle ayrıştırmış ve elementleri saf olarak elde etmiştir.

Türlü gazların etkilerini incelemiştir (Fizyolojik etkilerini kendi üzerinde yaptığı deneylerle incelemişti.).1807’de erimiş külden elektrik akımı geçirerek Potasyum adını verdiği elementi sonra da sodadan Sodyum elementini ayırmayı başarmıştı.Ertesi yıl Baryum,Stronsiyum ve Kalsiyumu buldu.Asit özelliğinin Hidrojen atomunun varlığından kaynaklandığını belirleyerek asit ve anhidrit farkını ortaya koymuştur.Bu keşifleri kimya için önemli birçok noktada gelişme sağlamıştır.

JÖNS JAKOP BERZELİUS (1779-1848)

Pek çok elementin atom ağırlığını belirlemiş,elementler için simgesel adlandırma sistemini ve inorganik tuzlar için “ikicilik” kuramını geliştirmiştir.

Berzelius, Selenyum,Toryum,Lityum,Tantal,Vanadyum ve Zirkonyum elementlerinin pek çoğunu onun gözetimi altında laboratuvarında çalışan öğernciler tarafından bulunmuştur.Minerallerin kimyasal analizini yeni yöntemler geliştirerek bulunduğu noktadan çok öteye götüren Berzelius’tur.

MİCHAEL FARADAY (1791-1867)

19.yüzyılın büyük bilim insanlarından biridir.Elektrik üzerine pek çok çalışmalar yapmıştır.

Elektrolizin temel ilkelerini belirlemiş,klor gazını sıvılaştırmayı başarmış ve elektrik motoru icat etmiştir.

Elektormanyetik indüklenmenin manyetik alanın ışığın kutuplanma düzlemini döndürdüğünü araştırmaları sayesinde bulmuştur. Deneysel olarak, bir maddeden geçen belli miktarda elektrik akımının, o maddenin bileşenlerinde belli miktarda bir çözülüme yol açtığını gösterdi. Bu sonuç ilk elektrik sayaçlarının üretimine imkan sağladı. Faraday’ın bir başka önemli katkısı da “amper” denilen akım biriminin kesin tanımını vermiş olmasıdır.

DİMİTRİ MENDELEYEV (1834-1907)

32 yaşında St.Petersburg Üniversitesinde Kimya Profesörü oldu.Elementler üzerine yapmış olduğu çalışmalar sonucunda periyodik cetveli buldu.

Periyodik cetveli ilk bastırdığı zaman henüz 63 adet element bilinmekteydi.Ölümünden 1 yıl sonra bu sayı 86 oldu.İzomorfizm hakkında çalışmalar yaparak jeokimyaya önemli katkıda bulundu.Hidrat teorisini geliştirerek önemli bir fizikokimyacı olarak nam salmıştır.

MARİE CURİE (1867-1934)

Tarihte nobel ödülünü almış ilk kadın bilim insanı olarak bilinir.

Polonyalı bilim insanları arasında en çok bilinenlerden birisidir.Radyoaktivite konusu üzerinde yaptığı çalışmaları iki farklı alan üzerinde nobel almayı hak etmiş tek bilim insanı olmasını sağlamıştır. Nobel ödülleri kadar kendi alanında yapmış olduğu gelişmelerle de adından çokça bahsettirmiştir.Eşiyle beraber keşfedip ismine ülkesinin adını verdiği Polonyum elementi ve Radyum elementini keşfetmiştir. ( Marie Curie hakkında daha detaylı bilgi sayfamızda bulunmaktadır)

KAYNAKÇA,

https://www.jw.org/tr/yayinlar/dergiler/g201406/joseph-priestley/

https://www.wikitarih.com/kimya-bilim-adamlari-antoine-lavoisie/

https://www.biyograficim.com/dimitri-mendeleyev.html

Yasemin Korkmaz

Yasemin Korkmaz

Ankara Üniversitesi Kimya Bölümü Öğrencisi

Leave a Reply